Antioksidan Deposu Besinler

Deposu Besinler

Antioksidanlar, hücrenin yapısında bozulmaya neden olan ve vücut üretirken ortaya çıkan zararlı kimyasalların etkisini azaltarak sağlıklı bir yapısını ve sağlıklı bir yaşlanmayı sağlıyor.

A, C ve E vitaminlerinin de etkisi bulunuyor. İşte özelliği yoğun olan, ve vücut sağlığımız için mutlaka tüketmemiz gereken bazı besinler.

sebzeler
Yazinin tamamini oku →


Cildiniz Hep Genç Kalsın..

Daha fazla domates ve domates ürünü tüketin: Domates ürünlerindeki likopenin güneş ışınlarının yaşlandırıcı etkisini yüzde 20-40 oranında azalttığını gösteren çok sayıda araştırma var. Ayrıca nız için kullanabileceğiniz gözde sezbelerdendir.

gücü zengin üç meyveye öncelik verin: Yüksek içerikleri nedeniyle erik, üzüm ve elmanın beslenmede öncelik taşıması gereken meyveler olduğu belirtiliyor.Omega-3 zengini balıklardan daha çok yararlanın: Omega-3 yağ asitlerinden EPA’nın güneş ışınlarına bağlı hasarını azaltmada önemli bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Ülkemiz balıklarında da Omega-3 bol miktarda mevcut: Uskumru, hamsi, levrek bunlardan bazıları

Omega-6 yağ asitlerinden destek alın: Bitkisel yağlarda (zeytinyağı, fındık yağı, ayçiçeği yağı) bulunan Omega-6 yağ asitlerinin de dostu olduklarını unutmayın.gillerden zengin
Yazinin tamamini oku →


Ciğer Ve Safra Hastalıklarına Karşı Faydalı Macun

Bir avuç çiçeği, üç tutam yaprağı, bir tutam keten tohumu, yarım tutam reyhan çiçeği, çekirdekleri ayıklan­mış beş adet hurma ile birlikte dövülerek ezilir. Hazırlanan karı­şım bir kaba konarak yirmi dakika süre ile suda pişirilerek süzü­lür. Süzülerek elde edilen posa, kıvamına gelinceye kadar dövülmüş ceviz içi ilave edilerek bal ile yoğrulur. Hazırlanan ma­cun süt ile yumuşatıldıktan sonra bir kavanoza konarak serin bir yerde saklanır. Ciğer ve safra hastalıklarına şifa veren bu ­dan, yemekten önce bir veya iki çorba kaşığı yenir.


Her üzüm tanesi birer enerji deposu

Klasik üzüm kürünü hepimiz biliyoruz: Gün içinde tüketilen 500 gr. üzüm hem sağlıklı oluşu hem de fazla içermeme-siyle özellikle diyetlerde en sık önerilen meyveler arasındadır. Ayrıca üzüm barsakları temizleyici özeliğinin yanı sıra zayıflatıyor ve vücuda boşaltım kolaylığı sağlıyor.

Üzüm salkımındaki her bir üzümün gerçek birer deposu olduğunu biliyor muydunuz? Bu tatlı meyve taneleri A,B,E ve C vitaminlerinin dışında , kalsiyum, ve magnezyum gibi değerli maddeler içeriyor. Buna karşın bileşimindeki sınırlı yağ oranı ve için mükemmel bir kombinasyon oluşturuyor. Bolca üzüm tüketmenin vücudun kendi bağışıklık ve sinir sisteminin düzene girmesine yardım ederken duyu organlarının da fonksiyonlarını düzenleyecek kadar geniş bir etkisi bulunuyor.

üzümün faydalarından sadece yiyerek değil içerek de aynı oranda yararlanabilirsiniz. Tatlı üzüm suyu yorgunluk ve konsantrasyon zayıflıklarında vücuda ihtiyacı olan enerjiyi sağlıyor. Düzenli ancak ölçülü
Yazinin tamamini oku →


Korkusuz Phyto’lar

Meyve ve sebzelerin bu kadar çarpıcı özelliklerinin içinde, bizim burada en çok ilgimizi çeken fitonutrienflerdir. Sadece bitkilerde -meyveler, sebzeler, yemişler, tahıllar ve yeşillikler- bulunan bu güçlü antioksidanlar yaşlanmaya ve serbest radikallere karşı verilen savaştaki en büyük silahlarınızda. Phyto’lar bu serbest radikalleri “silip süpürerek” hücrelerinize gelebilecek oksidatif hasarı önlerler. Bu etkin molekülleri, bitkilere renklerini, aromalarına doğal dirençlerini veren maddelerdir.

Örneğin, domateste likopen, sarımsakta alicin ve böğürtlende de proantosiyanidin maddesi vardır. Bütün bunlar sağlıklı ve güzel olmamıza yaramaktadır. Araştırmalar gösteriyor ki, fitonutrient’ler meyvelerde’
Yazinin tamamini oku →


Bambu güçlendiriyor, ginkgo sağlık veriyor

Doğal elementleri doğu ülkelerinde uzun ve köklü bir geleneğe sahiptir. özellikle son yıllarda da Batı’daki adamları tarafından da keşfedilen etkileri bakım ürünlerinde kullanılarak kendini gösteriyor. Bağ dokusu, saçlar ve tırnaklar üzerinde etkili olan bitkisi, güçlendirici, gerginleştirici, nem kaybını koruyucu ve yaşlanmasını önleyici özellikleriyle inanılmaz bir iksiri olarak karşımıza çıkıyor. Yağ içinde preslenen kamelya tohumlarıyla Asyalı kadınlar yüzyıllardır pürüzsüz tenlerini koruyorlar. Esansiyel yağ asitlerin nem kaybını önleyici etkisi kuru ciltlerde dahi hücre yenilenmesini sağlıyor. Ginkgonun bileşimindeki etkili maddeler ise kan dolaşımını hızlandırır ve cilde katıyor. ayrıca
Yazinin tamamini oku →


İÇİNDE bulunduğunuz CİLT

Cildinizin üç ayrı katmanı vardır: epidermis, dermiş ve alt tabaka ya da yağ tabakası (zaman zaman hipodermis de denir).

Aynaya baktığımızda gördüğümüz epidermistir, yani ince ve dış tabaka. Siz ve çevreniz arasındaki ilk bariyerdir. Sizi UV ışınları, sıcak ve soğuk, kirlilik, su kaybı, zehirli atıklar ve bulaşıcı organizmalar gibi çevresel tehditlere karşı koruyan bir savaşçı gibidir. Bu aynı zamanda kendini yenileyebilen katmandır -dış katman ölürken sürekli olarak yeni hücreler üretilmektedir. Epidermisinizin durumu aslında cildinizin ne kadar “taze” göründüğünü ve nemi nasıl emdiğini göstermektedir.

Epidermisiniz kendi içinde dört ince katmandan oluşur. En alt katman
Yazinin tamamini oku →


Korkusuz Phyto’lar

Meyve ve sebzelerin bu kadar çarpıcı özelliklerinin içinde, bizim burada en çok ilgimizi çeken fitonutrienflerdir. Sadece bitkilerde -meyveler, sebzeler, yemişler, tahıllar ve yeşillikler- bulunan bu güçlü antioksidanlar yaşlanmaya ve serbest radikallere karşı verilen savaştaki en büyük silahlarınızda. Phyto’lar bu serbest radikalleri “silip süpürerek” hücrelerinize gelebilecek oksidatif hasarı önlerler. Bu etkin molekülleri, bitkilere renklerini, aromalarına doğal dirençlerini veren maddelerdir.

örneğin, domateste likopen, sarımsakta alicin ve böğürtlende de proantosiyanidin maddesi vardır. Bütün bunlar sağlıklı ve güzel olmamıza yaramaktadır. Araştırmalar gösteriyor ki
Yazinin tamamini oku →