Ergenlikden sonra bacaklarda oluşan selülit sizi rahatsız eder.Selülit aslında tam anlamıyla tedavi edilemez.Sadece etkisi yada görünümü azaltılır.Ayrıca beslenme şeklinizde önemlidir.Selülitlere karşı neler yemem gerekli diyorsanız işte size liste.Cilt bakımı ve güzellik sizin için önemlidir.Bunları yiyerekde elde edebilirsiniz.
İşte yemeniz gerekenler :
Ispanak,Enginar,pazı,buğday,kepekli makarna yada bulgur,tere,roka , daha az şekerli yiyecekler, marul ve maydonoz, dere otu, yağsız beyaz et.
Bacak Bakımı (Selülit)
Selülit genç, yaşlı, şişman, zayıf yani kadınların % 90 ı nın şikayetçi olduğu ortak bir sorun. Selülitlerinizden mi şikayetçisiniz? O halde Bacak bakımı ve selülitlerden büyük ölçüde kurtulmak için aşağıdaki karışım tam size göre. İşe yarayacağını göreceksiniz.
Selülit İçin Bitkisel Yağ Karışımı 1
Selülit
Yarım tatlı kaşığı zeytinyağı, yarım tatlı kaşığı susam yağı, 9-10 damla biberiye yağı, 12 damla kekik ve 9 damla portakal yağını karıştırıp banyodan önce selülitli bölgelere masaj yaparak iyice yedirin. Yarım saat kadar bekledikten sonra saf ipek bir kese veya normal bir kese ile selülitli bölge kızarıncaya kadar iyice keseleyin daha sonra sabunlanmadan ılık suyun altında duş alıp banyodan çıkın. Üç günde bir tekrarlayın. Selülitlerinizde gözle görülür iyileşme göreceksiniz.
Selülit İçin Bitkisel Yağ Karışımı 2
Yazinin tamamini oku →
Hintli kadınların çoğu, günlük cilt bakımını kendi hazırladıkları krem ya da yağlarla yapıyorlar. Belki de onların ileri yaşlara kadar pürüzsüz bir cilde sahip olmalarının altında bu sır yatıyor. Çeşitli kozmetik firmaları tarafından üretilen ve doğal bitki özlerine sahip ürünler de cildinizde doğal bir ışıltı için tercih edilebilir. Clarins, Babor, Sothys, Biotherm ve Sisley gibi kozmetik firmaları da ürünlerinde bitki özleri ve yağları kullanıyor. Sothys firması uzmanları Uzakdoğu teknikleri kullanılarak yaratılan
Doğal ürünlerle peeling
Öğütülmüş tahıllar ya da fındık ve fıstık gibi çerezler, cildinizde yumuşak bir peeling etkisi yaratıyor. Hintli kadınlar, her gün taze bakım ürünleri kullanıyorlar. Onların bakımları için ihtiyaç duydukları şey ise; bir kap dolusu cildi yatıştıran gülsuyu ve pürüzsüzleştiren tatlı bademyağı.
Yüzü ılık pirinç suyuyla yıkamak, Hintli kadınların yüzyıllardır uyguladıkları bir yöntem. Pirincin içeriğindeki magnezyum, B vitamini ve bakır gibi besleyici maddeler ısıyla birlikte suya karışıyor ve cildin ışıl ışıl parlamasını sağlıyor.
Güzel olmak için gösterdiğiniz çaba bazen sizi sorunlarla başbaşa bırabilir. Bu yüzden dikkatli olmanız gerekmektedir.Cilt bakımınız için her türlü ürünü kullanmamalısınız…Ayrıca sivilcelerinizide sıkmamalısınız. Ayaklarınızdaki nasırlara dokunmayın.Her zaman tıbbı doktor gözetiminde bakımınızı yapmalısınız..
Ayrıca yüz bakımınız için tüyleri cımbızla alırsanız tüy kökleri dahada kuvvetlenecektir ve mikrp kapmasına yardımcı olacaktır… Yine dişlerinizin güzel ve beyaz görünmesi için fırçalamadan başka olan diş beyazlatıcı ürünler dişlerinzie zarar verecektir bu yüzden
Yazinin tamamini oku →
Elma, limon, papaya, şeker kamışı ya da şarapta meyve asidi bulunuyor. Meyve asidini ya doğadan almak ya da laboratuvar ortamında oluşturmak mümkün. Asidin en küçük molekülleri şeker kamışında bulunuyor (glikolasitler), bu yüzden cildin meyve asitlerini emmesi de zor olmuyor.
Bilim adamları meyve asitlerinin (Alfa Hidroksi Asitleri, kısaca AHA) cildin hastalık derecesinde ürettiği kepekler ve fazla miktardaki nasırlaşmayı durdurduğunu ortaya koydular. Küçük yaralar, siğil, pigment rahatsızlıkları, güneş zararları gibi kepeksi cilt değişimleri AHA’larla tedavi edilebiliyor. Akne sorunlarında asit doğrudan sivilcenin üzerine sürülüyor. Yüksek konsantrasyonlarda (yüzde 70′e kadar) AHA’lar kimyasal peeling olarak üst deriyi tamamen değiştiriyor. Daha alçak dozlarda ise asitler tıkanmış gözenekleri açıyor ve siyah noktaların oluşumunu engelliyor. Yüksek dozdaki AHA’lar bugüne dek sadece dermatologlar ve klinik ortamlarda güzellik uzmanları tarafından kullanıldı.
Günümüzde daha az konstantre bir şekilde anti-aging kremlerinin ya da sorunlu ciltlerin
Yazinin tamamini oku →
“İnsan hissettiği yaştadır”… Aslında bu cümlede anti-aging araştırmacılarının vardığı güncel gerçekler yatıyor. Çünkü uzmanlara göre bir insanın kronolojik yaşı biyolojik yaştan çok daha az şey söylüyor.
Biyolojik yaş merhametsizce işlemeye devam ediyor. Özellikle 25 yaşla birlikte zamanın ilk izleri kendini göstermeye başlıyor. Hafıza ve öğrenme hızı düşüyor. 30′ların ortasına doğru yüzde küçük mimik kırışıklıkları görülmeye başlanıyor. Oksijen alışverişi her 10 yılla birlikte yüzde 5 oranında yavaşlıyor. İşte bu dönemde hareketliliğinden hiçbir şey kaybetmeyenler, gerçek yaşlarını gizlemeyi ve kaslarını güçlü tutmayı başarıyorlar. 40 yaşından itibaren kemik dokusu sıkılığını kaybediyor, pigment üretimi azalıyor, saçlar beyazlamaya başlıyor. 50′lerle birlikte birçok kadın menopoz dönemine giriyor, östrojen üretimi giderek düşüyor, cilt incelmeye başlıyor. Bağışıklık sistemi geçen yıllarla birlikte gücünü yitiriyor ve vücudun hastalıklara karşı direnci azalıyor.
Bizi neler yaşlandırıyor ?
Neden yaşlandığımız konusundaki teoriler çeşitli. Oksidatif stres bu açıklamalardan biri. Onun dışında nefes almalarından dolayı hücrelerin yaşlandığı biliniyor. Bu hayati fonksiyonların gerçekleştiği süreçte serbest radikaller oluşuyor. Agresif oksijen birliktelikleri hücre yapılarına, moleküllere hatta genetik kodlara erişerek zarar verebiliyor. Serbest radikaller çok yağlı besinler, fazla kalori, stres, hareket ve uyku azlığı, UV ışınları, ağır hastalıklar ve zehirlenmeler sonucu oluşuyor. Bu olumsuzlarla savaşmak ise bilindik anti oksidanlarla mümkün; beta karotin, E ve C vitamini, selen ve bitkisel besinler. Uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırrı ise doğru beslenmeden geçiyor.
Doğru diyet
Yazinin tamamini oku →
Çok sık kilo alıp vermekten ya da spor yapmamaktan göğüsler sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor. Göğüslerin zaman geçtikçe formlarını kaybettikleri ve bu durumun, özellikle vücut görünümüne çok önem verenler için, oldukça sıkıcı olduğu kesin.
Aslında vücut şeklimiz günlük yaşantımıza bağlı olarak belirleniyor. Çok sık kilo alıp vermekten, yanlış egzersizlerden ya da spor yapmamaktan dolayı, kimi kişilerde göğüsler erkenden sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor.
Bu kişiler çoğunlukla dolgulu sutyen kullanmadan bir şey giyemez, hiçbir kıyafeti kendilerine yakıştıramaz oluyor… Eğer siz de, bu tür problemlerle karşı karşıysanız Coliseum Spor Merkezi nde Fitness eğitmenliği yapan Elif Hotaman ın önerdiği hareketlerle bu durumu biraz da olsa düzeltebilirsiniz.. Eğer hala bu tür sorunlarla karşılaşmadıysanız da bunu mümkün olduğunca geciktirebilir, bu egzersilerle göğüslerinizin formunu uzun yıllar koruyabilirsiniz.
Şınav çekin
Yazinin tamamini oku →
Üç avuç dolusu zambak ince ince kıyıldıktan sonra, zeytinyağı dolu bir kavanoza konarak ağzı kapatılır. İki hafta süreyle güneşte dinlendirilir. Dinlendirilen kavanoz kaynar suyun içinde pişirildikten sonra ince bir tülbentle süzülerek zambak yağı elde edilir.
“Zambak yağı, bir güzellik müstahzarı olduğu kadar, bu yağ ile eller ovuşturulduğunda parmak uçlarından bileklere kadar uzayan sinir ağrılarını da yok eder. Ayrıca, soğan suyu, bal ve yumurta akı ile karıştırılarak krem haline getirildikten sonra da akşamlan yüze sürülür.”
Vücutlarının bakımlarını düzenli olarak yapan bilinçli kadınlar daha genç bir görünüme sahiptirler. 50′li yaş kadınlarının egzersiz hareketleri enerjik olma yerine elastikiyet kazanma esasına dayanıyor. Etkili sporlarda yumuşak germe hareketleri kasların hassas bir şekilde açılmasını ve aktifleşmesini sağlıyor. Kan dolaşımının düzene girmesi ve
Yazinin tamamini oku →
Yazan: Gülüm Tarih: Jan 9th, 2009 | Kategori::
Alternatif Tıp,
Besin Maddeleri,
Bitki, Tahıl, Meyve Yağ Çeşitleri ve Faydaları,
Bitkilerle Cilt Bakımı,
Bitkisel Banyolar,
Bitkisel Maskeler,
Cilt bakımı,
Güzellik ve Bakım,
Vitaminler
Doğayla iç içe yaşayan halklar, egzotik bitkilerin güzellikleri üzerindeki etkilerini biliyor. Parlak saçlarını ve ışıldayan ciltlerini işte bu bitkilerin güçlerine borçlular. Kozmetik laboratuvarları da onların bu doğal reçetelerinden yola çıkarak modern bakım ürünlerini geliştirme yolunu seçiyorlar. Hindistancevizi-nin yüzde 70′i yağdan oluşuyor. Ve bu yağ cildin kendi yağıyla büyük benzerlikler taşıyor. Güneşten yanmış hassas ciltleri tedavi ediyor, kurumuş saç uçlarını ve solgun ciltleri eski sağlığına kavuşturuyor, ellere ve ayaklara banyo yağı olarak hizmet ediyor. Kremlerin içeriklerinde yer aldığında ise pürüzsüz görünümlerine yardımcı oluyor. özel bir hindistan cevizi meyvesinden elde edilen “babassu yağı” da anti komedan olarak siyah noktalara aman vermiyor. Bu bakım ekstresi, özellikle karma ciltler üzerinde oldukça etkili. Güney güneşiyle olgunlaşan bitkiler yenileyici ve
Yazinin tamamini oku →