Temizleme sütü formülleri
Yüzdeki gözeneklere dolan kirleri, makyajı, cildin doğal yapısını bozmadan temizlemek gerekir. Bunun da en kolay ve ucuz yolu; evimizde hazırlayacağımız doğal malzemelerden oluşan karışımlarla yapacağınız cilt bakımı ve temizliğidir. Temizleme sütünü, parmaklarınızla ve yuvarlak hareketlerle sürün.
Salatalıklı temizleme sütü
Malzeme: Bir adet salatalık, 25 gr. badem yağı.
Uygulama: İyice yıkanan salatalık kabukları soyulmadan rendelenir. 15 dakika kaynatılır ve süzülür. Üzerine badem yağı ilave edildikten sonra cilt silinir. (Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.)
Sütlü temizleme kremi
Yazinin tamamini oku →
Cildinizin üç ayrı katmanı vardır: epidermis, dermiş ve alt tabaka ya da yağ tabakası (zaman zaman hipodermis de denir).
Aynaya baktığımızda gördüğümüz epidermistir, yani ince ve dış tabaka. Siz ve çevreniz arasındaki ilk bariyerdir. Sizi UV ışınları, sıcak ve soğuk, kirlilik, su kaybı, zehirli atıklar ve bulaşıcı organizmalar gibi çevresel tehditlere karşı koruyan bir savaşçı gibidir. Bu aynı zamanda kendini yenileyebilen katmandır -dış katman ölürken sürekli olarak yeni hücreler üretilmektedir. Epidermisinizin durumu aslında cildinizin ne kadar “taze” göründüğünü ve nemi nasıl emdiğini göstermektedir.
Epidermisiniz kendi içinde dört ince katmandan oluşur. En alt katman, hücrelerinizin her gün bölünüp milyonlarca deri hücresi yarattığı katmandır. Bu hücreler yağ asitlerinden, amino asitlerden ve kanınızda bulunan bazı yaşamsal maddelerden oluşmaktadır. O nedenle bunlar üzüm salkımı gibi bir görünüme sahiptir. Cildin üst katmanlarına doğru çıkmaya başladıklarında da düzleşip ölürler ve bu halleriyle de kuru üzüme benzemektedirler. Burası epidermisinizin en üst tabakası, yani stratum corneum’dur ve ölü deri hücreleri burada toplanır. Epidermal katmanınıza kan akışı yoktur, ama bu oraya yeni hücrelerin oluşumu için besin desteği gelmediği anlamına gelmez. Bir mühendislik harikası gibi, alt katman dermişin hemen üzerinde yer alır ve böylelikle bu katmandaki besin ve oksijen desteğinden faydalanır.
Yazinin tamamini oku →
Eğer güzel bir cildin sırrı bir şişede değilse, sonsuz güzelliğin sırrı nerede yatıyor? Öncelikle cildinizin güzel olması sağlıklı olmasına bağlı. Sağlık ve güzellik birbirine çok sıkı bağlı iki kavram. En son ne zaman sağlıksız, ama cildi ışıl ışıl parlayan birini gördünüz? Cildinizin güzelliği ve sıkılığı doğrudan ne yediğinize bağlı, çünkü deri hücreleriniz her ay ölenlerin yerine yenilerini koymak için çalışıyor ve bunun için besinlere ihtiyaç duyuyor. Yapacağınız hiçbir makyaj sağlıksız, kuru bir cildin görüntüsünü kapatamaz. Deri hücrelerinizin oksijen ve besin açısından zengin kan desteğine, mineral yapıcı bloklara, proteine ve faydalı yağlara fazlasıyla ihtiyacı vardır. Elbette ki iyi bir nemlendirici ve güneşten koruyucu krem de faydalı olacaktır, ama cildinizin asıl neminin içeriden geldiğini aklınızdan çıkarmayın. Çözüm, cildinizi, başladığı yerden, yani derinizin altından beslemek ve desteklemek.
Cildinizin içeriden alıp alamadıkları, tamamen sizin vücudunuza ne alıp almadığınızla ilgilidir. Hücre yenilenmesi ve kolajen üretimi, cildinizin hep iyi görünmesi için optimum düzeyde tutulması gereken ve sürekli olarak devam eden bir süreçtir. Bunun için de tek yapmanız gereken, cildinizin onarımına, yenilenmesine ve korunmasına faydalı olacak besinlerle onu beslemenizdir. Gerçek ışıltı ve pembe yanaklar ancak vücudunuzun içinden gelebilir.
Yazinin tamamini oku →
Cildinizin kolajen üretiminin azalması demek cildinizin daha nemsiz kalması demektir.Yaşlanmaya karşı cilt bakımı ile yapabilecekleriniz mümkündür.Cildinizin üstü güzel olsada alttaki tabakanın esnekliğini yitirmesi cildinizde ki çukurlu görüntülere neden olmaktadır…Cildinizin rengi mat yada solgunda olabilir.Bunların asıl sebebi hücre yenilenmesinin yavaşlamasıdır.Bunlar orta yaşdan sonra başlayan problemlerdir..Hava şartları ve pis hava cildinizide etkiler..Ayrıca dengesiz beslenme, spor yapmamak ve sigara alkolde başlıca etmenlerdir…Bunların hepsi cildinizin yenilenmesine karşı etkilidirler ve kırışıklıklara yol açabilirler.Bunlardan uzak durmaya özen göstermelisiniz…
Cilt kırışıklıklarına karşı aynada birkaç dakika olarak yüz jimnastikleri yaparsanız yüzünüzün kan dolaşımı
Yazinin tamamini oku →
Yazan: Gülüm Tarih: Jan 22nd, 2009 | Kategori::
Alternatif Tıp,
Bitki, Tahıl, Meyve Yağ Çeşitleri ve Faydaları,
Bitkilerle Cilt Bakımı,
Bitkisel Maskeler,
Cilt bakımı,
Genç Kalmak,
Göz Bakımı,
Güzellik ve Bakım,
Maskeler,
Yüz Bakımı
Bir avuç elma sirkesi veya damıtılmış beyaz sirkeye 1 kahve fincanı su. Her yüz yıkamadan sonra uygulayın. Derinin doğal asitliğini sağlar ve kaba lekeli deriyi temizler ve zarifleştirir. Hoş kokulu içeriklerin iiavesi ile çok daha estetik bir hale getirilebilir. Aynı oranı bir sirke saç boyası için de kullanılabilirsiniz, sarışınlar saçlarında beyaz sirke kullanmalıdırlar.
Not: Son araştırmalara göre, deri ve saç zararlı bakteri etkilerine karşı koruma sağlayan doğal bir asit
Yazinin tamamini oku →
40′lar, kadınların zayıflıklarını ya da güçlü yanlarını iyice kavramaya başladıkları bir dönemdir. Hayatı duygularından çok mantıklarıyla yaşamayı tercih ediyorlar dolayısıyla birçok şeye daha hoşgörülü yaklaşmayı öğreniyorlar. 40′lar, aynı zamanda hormonal değişimler sonucu cildin kuru görünmeye başladığı yaşlar olarak da öne çıkıyor. Kırışıklıklar artık sadece kremlerle ortadan kalkmayacak kadar derinleşiyor. Cilt eskisinden daha solgun bir görünüme bürünüyor. Bunun nedenlerinden biri kan dolaşımının artık eskisi kadar hızlı olmaması diğeri de vücudun giderek daha az pigment üretmeye başlamasıdır. Yine de bu dönemde bilinçli ve düzenli bir bakımla yaşlılığın etkilerini azaltmak mümkün oluyor. Olgun ciltler için sadece özen değil temizlik de devreye giriyor. Sıcak su, normal sabun kullanımı ya da alkollü tonikler artık cilde zarar vermeye başlıyor. Çünkü cilt daha kuru, ince ve gerginliğini kaybetmiş durumda. Cildin giderek kurumasını önlemek amacıyla yağlı bakım kremleri kullanmakta fayda vardır. En önemli koruyucular arasında keramid, vitamin ve lipozom bileşenli kremler yer alıyor. 40′lı yaşlarda cilt hücreleri artık kendilerini yenileyecek güce sahip olmadıkları için dışarıdan desteğe ihtiyaç duyuyorlar.
40 yaşından itibaren ciltte meydana gelen kırışıklıklar derinlik kazanmaya, cilt rengi daha solgun görünmeye başlıyor. Ayrıca boyun ve ellerde buruşukluklar ve pigment lekeleriyle yaşlılığın ilk belirtileri kendini gösteriyor. Ama hepsi doğru bir bakım düzeniyle görünür bir şekilde gizlenebilir.
Yazinin tamamini oku →