Bacak Bakımı (Selülit)

Yazan: Gülüm Tarih: Mar 13th, 2009 | Kategori:: Alternatif Tıp, Diyet-Fitnes, Genç Kalmak, Sağlık Yaşam, Sağlıklı beslenme, diyet, sağlık

Bacak Bakımı ()

genç, yaşlı, şişman, zayıf yani kadınların % 90 ı nın şikayetçi olduğu ortak bir sorun. Selülitlerinizden mi şikayetçisiniz? O halde Bacak bakımı ve selülitlerden büyük ölçüde kurtulmak için aşağıdaki karışım size göre. İşe yarayacağını göreceksiniz.
İçin Bitkisel Yağ Karışımı 1

Yarım tatlı kaşığı zeytinyağı, yarım tatlı kaşığı susam yağı, 9-10 damla biberiye yağı, 12 damla kekik ve 9 damla portakal yağını karıştırıp banyodan önce selülitli bölgelere masaj yaparak iyice yedirin. Yarım saat kadar bekledikten sonra saf ipek bir kese veya normal bir kese ile selülitli bölge kızarıncaya kadar iyice keseleyin daha sonra sabunlanmadan ılık suyun altında duş alıp banyodan çıkın. Üç günde bir tekrarlayın. Selülitlerinizde gözle görülür iyileşme göreceksiniz.
İçin Bitkisel Yağ Karışımı 2
Yazinin tamamini oku →


Sıkı Kalçalar İçin 13 Bardak Su İçin

Yazan: Gülüm Tarih: Feb 14th, 2009 | Kategori:: Alternatif Tıp, Cilt bakımı, Diyet-Fitnes, Genç Kalmak, diyet, selülit

Sıkı Kalçalar İçin 13 Bardak Su İçin

Kalçalarınızın sıkı görünmesini istiyorsanız, öncelikle olarak vücudunuzdaki şişkinlikten kurtulmanız gerekir. Bunun için şu önerilere göz atın: Çiğ sebzeler pişmişlere oranla daha şişkinlik yapar. Bunun için sebzeyi pişirerek veya buharda haşlayarak yiyin. Kuru fasulye ve nohut en fazla şişkinlik yaratan ve gaz yapan besinlerdir. Bu nedenle pişirmeden önce 2 saat yumuşamaları için suda bırakın. Mümkünse kabuklarından ayırın.
A ve E Vitamini Alın

Ayırmıyorsanız, bir kaç dakika haşlayıp, suyu dökün. İyi pişirin ve yavaş yavaş, iyice çiğneyerek tüketin. Anason, kekik ve biberiyeyi kaynatarak içerseniz şişkinliğinizi alır. Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği saatlerinizi sabitleyin. Öğünlerinize en az yarım saat ayırın. Asla hızlı, stresli ve geçiştirerek yemeyin ve öğün atlamayın. Doyduğunuzu hissettiğiniz anda yemek yemeği bırakın. Lifi yüksek içecekler içmeyin. Midenizde şişkinlik yaratır. Karnınızdan nefes almayı ve rahatlamayı öğrenin. Günde 2 kez,
Yazinin tamamini oku →


Yağlarınızdan Kurtulmanın 25 Yolu

Yağlarınızdan Kurtulmanın 25 Yolu

işini gözünüzde büyütmeyin. Kolayca uygulayabileceğiniz bu yöntemlerle zayıflayabilirsiniz. vermeye başlamak için ihtiyacınız olan tek şey 1 dakika! İşte aldığınız kalorileri azaltmak ve daha çok yağ yakabilmek için 25 tane öneri. Üstelik de uygulanmaları çok kolay. Yapmanız gerekense, bu önerileri günlük hayata geçirmek. Eğer hali hazırda yapıyorsanız, bunları uygulayarak vermenizi hızlandırabilirsiniz.
1. Karıştırın

Sevdiğiniz suyunu maden suyuyla karıştırın. Bunu yaparken, normalde içtiğiniz suyunun yarısını kullanacağınız için, aldığınız kaloriyi önemli miktarda azaltmış olursunuz. Hele de sularının bolca tüketildiği şu sıcak yaz günlerinde.
2. Telsiz telefon kullanın
Yazinin tamamini oku →


Yoğun bakım 40′larda önem taşıyor

Yazan: Gülüm Tarih: Jan 21st, 2009 | Kategori:: Alternatif Tıp, Beslenme, Cilt bakımı, Güzellik ve Bakım, Kadın Sağlığı, sağlık

40′lar, kadınların zayıflıklarını ya da güçlü yanlarını iyice kavramaya başladıkları bir dönemdir. Hayatı duygularından çok mantıklarıyla yaşamayı tercih ediyorlar dolayısıyla birçok şeye daha hoşgörülü yaklaşmayı öğreniyorlar. 40′lar, aynı za­manda hormonal değişimler sonucu cildin kuru görünmeye başladığı yaşlar olarak da öne çıkıyor. Kırışıklıklar artık sadece kremlerle ortadan kalkmayacak kadar derinleşiyor. eskisin­den daha solgun bir görünüme bürünüyor. Bunun nedenlerin­den biri kan dolaşımının artık eskisi kadar hızlı olmaması diğe­ri de vücudun giderek daha az pigment üretmeye başlamasıdır. Yine de bu dönemde bilinçli ve düzenli bir bakımla yaşlılığın etkilerini azaltmak mümkün oluyor. Olgun ciltler için sadece özen değil temizlik de devreye giriyor. Sıcak su, normal sabun kullanımı ya da alkollü tonikler artık cilde zarar vermeye başlı­yor. Çünkü daha kuru, ince ve gerginliğini kaybetmiş du­rumda. Cildin giderek kurumasını önlemek amacıyla yağlı ba­kım kremleri kullanmakta fayda vardır. En önemli koruyucular arasında keramid, ve lipozom bileşenli kremler yer alı­yor. 40′lı yaşlarda hücreleri artık kendilerini yenileyecek gü­ce sahip olmadıkları için dışarıdan desteğe ihtiyaç duyuyorlar.

40 yaşından itibaren ciltte meydana gelen kırışıklıklar derin­lik kazanmaya, rengi daha solgun görünmeye başlıyor. Ay­rıca boyun ve ellerde buruşukluklar ve pigment lekeleriyle yaş­lılığın belirtileri kendini gösteriyor. Ama hepsi doğru bir ba­kım düzeniyle görünür bir şekilde gizlenebilir.
Yazinin tamamini oku →


Hayatın en güzel dönemi 50′ler

Günümüzün en güzel yılları olarak 50′li yaşlar gösteriliyor. Gerçekten de doğru. 50′nin üzerindeki birçok , kendini 30′larımn sonlarındaki kadınlar kadar fit hissediyorlar. Bu duygunun uzun bir süre kalıcılığını sağlamak için yapıcı bakımları, akıllı seçimleri, güzel saçlar ve yumuşak hareketleri gençliğin en önemli kaynakları olarak öne çıkıyor.

Yağ üretiminin önemli ölçüde azalmasından dolayı artık 50′lerden itibaren sıkılığını ve elastikiyetini kaybediyor. Kan damarları daralıyor, bu yüzden de hücreler besin ve oksijenle yeterince beslenemez hale geliyor. Bunun sonucu olarak yüz kontürleri kendini bırakıyor. Kadınların yüzde 60′ı bu yaşlarda burun ve ağız bölgesinde kırışıklıklara maruz kalıyor. Pigment üretimi de düzenli olarak işlemediği için lekeleri cildin pürüzsüzlüğünü yitirmesine neden oluyor. Hormonal dengesizliği azaltmak kollajen üretimini yeniden hareket geçirmek, kan dolaşımını düzenlemek ve nem depolarını yeniden doldurmak için
Yazinin tamamini oku →


Yaşlılık Düşüncelerde Başlar

sağlığının en önemli uzantılarından biri olan genler dışında fiziksel faktörler de yaşlanma sürecinde önemli bir rol üstleniyor.

Biliyor musunuz, aslında fiziksel olarak cildimizde başlamadan önce düşüncelerde kendini gösteriyor. Ne kadar olumsuz düşünürsek ve kendimi yaşlı hissedersek vücudun süreci de o derece erken başlıyor.

Beynimizde oynattığımız sahip olduğumuz düşüncelerin içinde yaşlanmayı geciktirdiğini ortaya koyuyor. Yapılan bir araştırmaya göre optimistlerin yaşlanma sürecinin, kafalarında olumsuz düşüncelerin dolaştığı kişilere oranla daha yavaş gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri; düşünme yeteneği ve arasında bir ilişki bulunması…
Yazinin tamamini oku →


Göbek eritmek için ne yapmalı?

Yazan: Gülüm Tarih: Dec 17th, 2008 | Kategori:: Beslenme, Diyet-Fitnes, Güzellik ve Bakım, Sağlıklı beslenme, diyet

Aslında ‘ problemi’, kulaktan dolma ve yöntemleriyle çözümlenemeyecek kadar önemli bir sorun. Bu konuda uzman önerileri doğrultusunda hareket etmek ve sabır göstermek, ’sıkı ve düz bir karna sahip olmanın’ anahtarı. İstenilen ölçülerde, düzgün ve orantılı bir vücuda sahip olmak ve göbeğinizden kurtulmak için şunlara dikkat etmeniz gerekiyor: Beslenme Düz bir karın istiyorsanız, dikkat etmeniz gereken en önemli nokta ‘beslenme’ konusudur. Yağlardan kurtulmak için öncelikle kan şekeri seviyesini kontrol altına almanız gerekiyor. Bu da en iyi günde 4-6 öğünle sağlanır. Tabii 6 öğün deyince aklınıza, masalar dolusu yemek gelmesin. Bir öğün, sebzeli bir omlet de olabilir, doğradığınız bir mısır gevreği de, ya da yarım fincan pilavla bir parça tavuk ve bolca salata veya bir elma. Temel olarak üç ana ve üç ara öğün tüketebilirsiniz. Burada amaç,
Yazinin tamamini oku →


Selülit Sorunları- Kadınlarda Selülit- Selülit

Yazan: Gülüm Tarih: Dec 12th, 2008 | Kategori:: Diyet-Fitnes, Fitnes, Güzellik ve Bakım, diyet

programları şişman ya da zayıf ayrımı yapmaksızın, özellikle ergenlik döneminden itibaren hormonal değişikliklerin etkisiyle her yaş grubunda ortaya çıkan yağ hücrelerinin deformasyonuyla ilgili estetik bir sorundur. Farklı yaş gruplarındaki bayanların %85 ‘nin bu problemden şikayetçi olduğunu göz önüne alacak olursak selülitin pek çok bayanın ortak sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Yaz aylarında birçok bayana gönül rahatlığıyla mayo giymeyi problem haline dönüştüren selülitin oluşumu kişiden kişiye farlılıklar göstermektedir.
daha çok ergenlik, hamilelik ve menapoz gibi hormonların daha çok değişime uğradığı dönemlerde ortaya çıkıyor olmasına rağmen, kişinin genetik yapısı, metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim ve boşaltımda yaşadığı sorunlar, doğum kontrol hapları, alınan ilaçları, dengesiz ve düzensiz beslenme, aşırı hareketsizlik, stres, sigara ve alkol tüketimi de oluşumunda etken faktörlerdir.
Yazinin tamamini oku →